istanbul şiirleri
Ah Be İstanbul
Ben göçümün 2. günündeyim,
İstanbul büyü gibi.
Aldı kollarına sanki,
Sımsıkı sardı beni.
Yine seni düşündüm,
Ahh düşünmez olaydım.
Yine yüreğimde sıcaklık,
Yine sancılı gecelerim.
Ve..
Yine sensizliğim düştü
Yüreğime,
Daha ne kadar sabahlayacak,
Vee..
Daha ne kadar
Kadehlerde tüketeceğim seni..
Düşünür,düşünmez,
Uyanır, uyanmaz,
Yine sen..
Ah be İstanbul gelmese miydim?
Sen yine beni sevdalara saldın...
Zeliha Bicera
**********
Sen İstanbuldun
Bu İstanbul sendin sevgilim
Vallahi sendin
Marmara gözlerindi
İki deniz arası yeşilkar
Omuzlarına üşüşmüştü yıldızlar
Bulutlar saçlarındı
Esti dağıttı
Tel tel rüzgar
İstanbul’u bir nefeste
Çektim içime doldurdum
Bu İstanbul sendin bir tanem
İstanbul kadar efsunkar
Martı kanatlarıyla öpüşlenen
Şıpırıtılı sularında
Bin bir istridye gizli
Aheste çekilen küreklerle
Şarkılar söylenen
Yeşilköy’den Sarıyer’e
Uzanıp sevgilenen
İsyanlara, günahlara davetkar
Sendin sevgilim, alabildiğine sen
Dokundum minarelerin ezan sesine
Allahüekber kadar
Büyüktü Allaha yalvarışım
Dilendim sokak çocuklarının arsında
Bir tadım mutluluğu
Çok mu acıktım sana anlayamadım
Ne çok kadın vardı İstanbul’da
Hepsi ben miydim?
Ortaçağdan bu yana
Fesleğen kokulu Üsküdar’da
Süzülürken grup rengi feracemle nigar
Peşime düşen zabit sendin, kürdili hicazkar
Bu İstanbul sendin sevgilim
Hülyalarıyla rüyalarıyla
Takılıp kaldın aklımda
Yoksa ben miydim Fatih’in
Kuşatıp seni aşkımla
Bizans’ı yıkan sultan
Ben miydim söyle bana
Beklediğin fırtına
Bu İstanbul sendin sevgilim
Hoş geldin dedin aşkıma
İ’sinden L’sine kadar sendin
Ayasofya’dan, Sultanahmet’ten, Dolmabahçe’den
Hep sen çıktın karşıma
Küçücük bir taş aldım toprağından
Attım eskimiş aynalara
Aynalar kırıldı
Yine sen çıktın karşıma
Oturdum Kaşanesine İstanbul’un
Sarıldım sana doya doya
Mahmur uykular çöktü üstüme
Lahuti örtülerle
Ansızın uyandım sana
Al atlı şehzadeydin şimdi
Kaçırdın beni Çamlıca’dan saklı
Yeşil bir kutuya
Sen İstanbul’dun sevgilim
Bütün aşkınla hünkar
Sen ey ömrümü şarkılayan
Mağrur bestekar
Sevdalandım sana yeniden
Çocuklar kadar suçlu
Çocuklar kadar günahkar
Faika Sarp
**********
Malesef istanbuldalar!
Sokakta koşturuyordu çocuklar
Benimse pencereden onlara dalasım gelir
Bir top var ortada yuvarlanan
Asfaltlı yollar, yüksek kaldırımlar
Arabalar arasında taştan kale yapmışlar
Evet bunlar futbol oynuyorlar
Hepsinin bir yerlerinde kanlar
Nedendir acaba bu kanlar
Tabiki düşüyorlar
Asfaltlı yollar, yüksek kaldırımlar
Yinede eksik değil yüzlerinde gülücükler
Ortada yuvarlanan bir top ile mutlu olmayı bilmişler
Yüksek binalar arasında ki bu çocuklar
Ne kadarda şen şakraklar
Neden yapılmaz onlara oynananacak arsalar
Koşturacak eğlenecek parklar
Onların hakkımıdır yüksek binalar arasındaki
Asfaltlı yollar, yüksek kaldırımlar
Ayaklarındaki kanlar sağında solunda arabalar
Nerde ki şu an bu çocuklar
Malesef İstanbuldalar...
Vedat Okkar
**********
Bekle beni İSTANBULgeliyorum
Geliyorum İSTANBUL,bekle beni geliyorum.
Yıllar sonra rastladım çocukluk sevgilime.
Tıpkı şarkılarda olduğu gibi.
Rastlarmıyım acaba,ne dersiniz hıı? .
Karşılaşsakta tanıyamaz belki de?
İki büklüm belimle,bastonum da elimde.
Hayret,yıllar ne çabuk ta tüketmiş.
Dal boylu ince belli hayat dolu.
O çerkes kızı nerede?
Bunun hesabını şimdi kimler verecek?
Amaa onu bu hale koyan,inan,inan oda hiç gülmeyecek.
Cehennem ateşinde cayır,cayır yanacak.
İnanıyorum ki,kimsenin ahı kimsede kalmayacak.
Geliyorum İSTANBUL bekle beni geliyorum
Münevver Şenol
**********
İstanbulla İstanbulla
İstanbul bulutları
Dolanıyor üstümde
Telaş telaş
Hüzünler, özlemler kaplıyor içimi
Gözlerim iki deniz dolusu yaş
Haydi duyur sesini
Haberini yolla
Acımı balla
İstanbul’u yağdır hasretime
Bin bir türlü haliyle İstanbul’un
Yerimi göğümü İstanbulla
Yarın erkenden
Mektubunu postola Kanlıca’dan
Kalbim dursun heyecandan
Boğazın gümüş balıklarıyla
Alla pulla
Açar açmaz zarfı
Sarmaş dolaş olayım
İstanbulla
Martı çığlıklarıyla
Yosun kokusuyla dolu
Her sözcüğü duygulu
Noktası virgülü
Sevdanla örgülü
Masmavi yazınla
Yakamozlar düşür kalbime
Kalbimi İstanbulla
Yedi tepesi, Galata’sı
Kasr-ı, sarayı, hisarı
Kenar süsü olsun mektubuna
Beykoz sırtlarında yeşeren ağaçlarca
Çılgın yeşil ya da ela
Bakışların sinmiş satırlarla
Beni İstanbulla
Mendireklerin ucundaki
Köprülerin avucundaki
Lodosun esmelerine dola saçlarımı
Manolyalara, gardenyalara
Boya rengimi
Şıkır şıkır sularıyla Marmara’nın
Isla tenimi
Hasılı İstanbulla,
İstanbulla beni
İstanbul bulutları
Dolanıyor üstümde
Telaş telaş
Gözlerim iki deniz dolusu yaş
Haydi beni aşka bula
İSTANBULLA
İstanbulla İstanbulla
Çok özledim seni...
Faika Sarp
içerik ile ilgili anahtar kelimeler : istanbul şiirleri istanbul ile ilgili şiirler istanbulşiirleri